döndü

bir kadın adı. genelde erkek beklenirken çocuğun kız doğuşuyla akla gelen bir isimdir.

- erkekti aslında bu, doğarken "döndü" pehh.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

doğru olanın ya da olması gerekenin toplumca belirlenmiş bir kalıbı yok gay ilişkinin. çünkü gay olmak zaten baştan yanlıştır. örneğin heteroseksüel bir kız olsaydık eli yüzü düzgün işi gücü yerinde bir koca bulmak ve bulana kadar da kimseyle sikişmemek bulunca da 2 tane velet yapmak "doğru" olandı. dolayısıyla heteroseksüellerin eşcinseller gibi neyin doğru olduğunu anlamak için pek kafa yormadıklarını söylemek çok yanlış değil. olması gerekenin ne olduğunu bilirler, öyle olmasalar bile öyleymiş gibi göstermek zorundadırlar. öte yandan eşcinseller büyük bir tabuyu yıkarak gerçek hayata başlarlar. bence en büyük ve en en travmatik sorun bu. aslında buna bir sorun adını vermek doğru olur mu onu da bilmiyorum. ama hayatımızda iyi ve kötü adını verdiğimiz şeylerin temelinde bu olduğunu görüyorum. çünkü eşcinseller kuralları konulmuş bir dünyanın ferdi olmaya çalışmak yerine yepyeni bir ahlak ve yaşam görüşü inşa etmek zorundalar. bu da ucu açık bir özgürlük getiriyor. gerisi zaten zincirleme olarak yaşanıyor. ilişkileri hızlı tüketmek, doyumsuzluk, kabul görmemek, sadakatsizlik, normalleşme arayışı hep bunun sonucu.

eşcinselliğini yaşamaya yeni başlayanlar için tavsiyeler

korunun. siz yeni başlıyor olsanız da yattığınız kişi on yüz bin milyon kişiyle birlikte olmuş olabilir.

grammy ödül töreninde naklen eşcinsel evliliği

amerikalılar eşcinseller için çok başarılı ve örnek işler yapıyorlar. rusya, uganda vb. homofobik ülke yönetimini gerçekleştirenlere sesimizi duyurdukları için takdir edilmeyi kesinlikle hak ediyorlar. çoğalarak artsın diliyorum.

sikilmiş götün davası olmaz diyen hakim

tam olarak bunu söylemese de ne diyeceğini bilememiş, ama tam bu sözü söylemenin gerektiği bir durumda bulunmuş bir hakim tanıyorum. adı nurcan, ayvalık'ta yazlık komşumuzdu. ben tanıdığımda deneyimli, görmüş geçirmiş bir hakimdi. bir gün başka bir komşumuzun balkonunda çay içerken bize hakim olur olmaz baktığı ilk davayı anlatmıştı.

yıllar yıllar önce hakim olduğunda tayini kars'a çıkmış. kars'ın o tutucu, geleneksel, taşralı yapısının içinden bunun bahtına bir eşcinsel çiftin davası düşmüş. iki adam gönüllü, bile, isteye yatmışlar. fakat biri aktif olmuş, sıra diğerine gelince beyefendi aktif olmaya yanaşmamış. kavga, gürültü derken hakkı yenen adam diğerini mahkemeye vermiş. "o beni becerdi ama benim yapmama izin vermedi, beni kullandı" davası. nurcan abla daha kendi cinsel deneyimini yaşamamış, toy bir kız. dava boyunca kızarmış, bozarmış, ne diyeceğini bilememiş. adamlar birbirlerini yemişler dava boyunca sen yaptın, ben yapmadım diye. ceza kanununda bununla ilgili madde var mıdır, nurcan abla ne karar vermiş bilmiyorum ama bence böyle durumda söylenecek en iyi söz "sikilmiş götün davası olmaz"dır.

çok sıradışı bir hikaye değil mi? bunu size daha önce anlatmadım mı? aaaaaaaa! nasıl yani?

el ele dolaşmak

bu coğrafyada doğan ve açıkça yaşamak istemeyen escinseller icin en heyecanlısı kaçamak olandır.

alttaki yazara soracaklarım var

her şeyde bir hayır vardır diyerek evet diyorum. nedensizce mutluyum. hayırlara vesile olsun.
alttaki yazar; göbek taşı sefası yaptın mı hiç?

çocuk cinsel istismarı cezalarının hafifletilmesi

tck'nın 103. maddesindeki "15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına" ilişkin hükmü iptal edildi. bu ne anlama geliyor? "çocuğun ilişkiye rızası vardı" acil çıkışının kapısının tam anlamıyla açık bırakılması mı? hukukçu arkadaşlar bir yorumlayabilirler mi?

http://aa.com.tr/tr/turkiye/cinsel-istismarda-15-yas-kuralina-iptal-/606892